

Sabah'ın haberine göre İmamoğlu İnşaat'a ait Beylikdüzü'nde bulunan In Mari Prime, In Mari Oksijen ve In Mari Beylikdüzü'nü kapsayan değeri 2 milyar 215 milyon lirayı bulan inşaat projelerinde yapılan usulsüzlükler tek tek tespit edildi.


İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan 39 sayfalık bilirkişi raporunda, İmamoğlu İnşaat firmasının yapı müteahhitliğini üstlendiği 4 farklı ada ve parselde imar mevzuatına aykırı değişiklikler yapıldığı ve ruhsat projelerine aykırılıklar bulunduğu belirlendi. Yapılan incelemelerde, söz konusu yapılara Beylikdüzü Belediyesi tarafından tüm bu aykırılıklara rağmen Yapı Kullanım İzin Belgesi (İskan) düzenlendiği ortaya çıktı.

Rapordaki en sarsıcı tespit, 4708 sayılı Yapı Denetimi Kanunu'nu devre dışı bırakmak için kullanılan "YİBF manipülasyonu" oldu. Normal şartlarda yapı denetim firmaları Bakanlık tarafından sistem üzerinden otomatik olarak atanırken, bu projelerde hileli bir yöntem izlendiği belirlendi.


Beylikdüzü'ndeki İmamoğlu İnşaat'a ait İnmari isimli lüks villalardan oluşan 18 konutluk bir projede yapılan incelemeler, inşaatın her aşamasında projeye ihanet edildiğini gösterdi. Onaylı projede 290 cm olarak görünen yatak odası enlerinin, yerinde 350 cm'ye çıkarılarak odaların gizlice büyütüldüğü saptandı.


Beylikdüzü Gürpınar mahallesinde bulunan In Mari Prime Villa projesinde 18 villa yer alıyor. Evlerin başlangıç fiyatı 46 milyon liradan başlarken toplam değerinin yaklaşık 900 milyon lira olduğu değerlendiriliyor. Aynı projenin hemen yakınındaki Blue Hill ismiyle yer alan projedeki konutların da aynı fiyatlara satıldığı öğrenildi.

Ofis ve ticari alanlardan oluşan dev bir yapıda ise "estetik" adı altında yapılan imar usulsüzlüğü dudak uçuklattı. Projede "güneş kırıcı" olarak gösterilen ve bu sayede inşaat alanına (emsal) dahil edilmeyen betonarme çıkıntıların, yerinde cam korkuluklarla kapatılarak kaçak balkonlara dönüştürüldüğü belgelendi.


8 adet ikiz villadan (toplam 16 blok) oluşan bir başka projede ise çatılar hedef alındı Çatı mahya yüksekliklerinin yerinde olması gerekenden 80 ila 100 cm daha yüksek inşa edildiği belirlendi. Çatıların formu "çift kırım" yapılarak değiştirildi ve bu sayede çatı katında devasa kullanım alanı artışları sağlandı. İstanbul İmar Yönetmeliği'ne göre %45 olması gereken maksimum eğimin, bu projede gizlice %58'e çıkarıldığı hesaplandı.

3 bloktan oluşan bir başka sitede ise çatı dubleksleri üzerinde oynandı. Projede açık alan olarak görünen terasların bir kısmı odaya dahil edilerek kapalı alanlar büyütüldü. Bazı dükkanların kat yükseklikleri projeye aykırı olarak 50 cm daha alçak imal edildi; ancak bu durum daha sonra hazırlanan "kurtarma projesi" (tadilat ruhsatı) ile kılıfına uyduruldu.

Bilirkişi raporu, tüm bu usulsüzlüklerin merkezinde CHP'li Beylikdüzü Belediyesi'nin olduğunu dile getirdi. Projelerdeki devasa aykırılıklara rağmen Beylikdüzü Belediyesi'nin binalara Yapı Kullanma İzin Belgesi (iskan) düzenlediği tespit edildi.






